İktisat, işletme, çalışma ekonomisi, maliye

7/1/2007

TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SORUNU: ÜRETMEDEN TÜKETMEK

TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SORUNU: ÜRETMEDEN TÜKETMEK*
     Türkiye artık sanayi üretimi gerçekleştirmede çok zorlanmıyor.  Üretim tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sorun olmaktan çıkmıştır.  Türkiye’nin asıl sorunu teknolojik ve tasarım alanındadır.  Türkiye taklit ürünlerin veya fason imalatın gerçekleştirildiği bir ülke hâlini almıştır.  Üretimin ilk aşaması taklit etmektir.  1990’lı yıllarda sanayisi gelişmemiş bir ülke için çok büyük bir başarıydı; fakat günümüzde bu tip üretimin yararlı olmadığı ortadadır.  Türkiye dış ticaret açığının büyük bir kısmını makine yani teknoloji ithalatı oluşturmaktadır.  Ülkemizde üniversitelerimizi bitiren mühendislerimiz teknoloji üretememektedir.  Üretmek istese de yeterli ekipmana ve finansal özgürlüğe sahip değildir.  Üniversitelerimizde de teknoloji üretimi çok sınırlı düzeyde kalmaktadır.  Gelişmiş pek çok ülkede üniversitelerin öğretim kadroları ve öğrencileri teknoloji üreterek özel sektöre satmakta ve daha mezun olmadan teknoloji üretimi gerçekleştirmeye başlamaktadır.  Bizde ise mühendislerimizin çoğu gerçek makineleri dâhi görmeden mezun olmakta çalışma hayatına atıldığı zaman pek çok zorluk çekmektedir.  Pek çoğu işletme yüksek lisans programlarına katılarak aslında eğitim aldıkları bir meslek olmayan yöneticilik görevinde çalışmak zorunda kalıyorlar.  Türkiye’nin özel sektör-üniversite işbirliğini gerçekleştirecek gerçek mühendislik fakültelerine ihtiyacı vardır.  Bu amaç doğrultusunda pek çok üniversitemize teknoloji parkları inşa edildi.  Teknoparklar, Türkiye için gerekli olan teknolojinin üretilmesinde çok büyük bir adım olmuştur; fakat Türkiye’nin hâlen teknoloji ithal eden bir ülke konumunda olması yapılan çalışmaların yeterli gelmediğini kanıtlar niteliktedir.  Bu bağlamda teknopark, yazılım üssü gibi tesisler arttırılıp daha da etkinleştirilerek Türkiye artık bilgi toplumuna geçmelidir.  Türkiye’de asıl devlet teşviki teknoloji üreten şirketlere verilerek bilgi üretimi teşvik edilmelidir.  Türkiye her alanda olduğu gibi teknoloji alanında da dışa bağımlı bir ülkedir.  Bu sorunun kaynağı da çözümü de biziz.  Önce sorunlarımızla yüzleşmeli daha sonra çözümü için kaynaklarımızı araştırmalı daha da sonra demokratik bir şekilde tartışmalı ve çözüm yolları bulmalı en son da toplum olarak hepimiz elimizden geleni yerine getirmeye çalışmalıyız.  İyi ya da kötü, doğru ya da yanlış yazmalı çizmeli, tartışmalı hep daha iyisini aramalıyız.

Yazının devamı için lütfen tıklayınız(Dokuz Eylül Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Kulübü Web Sitesi).   

 

* KAHYA, B. Ersin; "TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SORUNU: ÜRETMEDEN TÜKETMEK", D.E.Ü. Uluslararası İlişkiler Kulübü Web Sitesi, 2006, http://www.uikdeu.com/index.php?option=com_content&task=view&id=73

7/1/2007

YABANCI YATIRIMLAR VE TÜRKİYE

YABANCI YATIRIMLAR VE TÜRKİYE*
     Bütün devletler refah düzeyini ve vatandaşlarının yaşam standartlarını arttırmayı amaçlar.  Yaşam kalitesinin artması, mal/hizmet üretiminin artmasına, üretimin artması ise yatırım ve verimliliğe bağlıdır.  Bu ise, yatırımların GSYİH(Gayri Safi Yurtiçi Hasıla)’ya oranının maksimize edilmesi ile gerçekleştirilebilir.  Bu amaçları hedefleyen devletler yerli yatırımları arttırabilmek için teşvikler, vergi indirimler, sosyal kesinti indirimleri gibi politikaların ötesinde yabancı yatırım düzeyini de arttırmayı hedeflerler. 
     Küreselleşen dünyamızda artık sermayenin mobilitesi artmıştır.  İşgücü, doğal kaynaklar, yasal gerekler hangi ülkede daha uygun düzeyde ise orada üretime geçilmektedir.  Sermayenin milliyeti ortadan kalkmaktadır.  Uluslar ötesi işletmeler kârın en yüksek olduğu noktada üretim yapmaktadırlar.  Bu bağlamda ülke sınırı kavramı değişmiştir.  Artık ürününüzü sattığınız her yer ülkenizdir.  Günümüzde ülkeler arasında askeri savaşlar yerini ekonomik savaşa bırakmıştır.  Bu savaşta başarılı olmaksa bilgi-teknoloji üretmek ve sürekli yenilenme ile mümkündür.  Türkiye bu savaşta pekte başarılı sayılamaz.  Dış ticaret dengemiz sürekli açık veren bir yapı arz ettiği gibi dış ticaret açığının GSMH(Gayri Safi Milli Hasıla) oranı da oldukça yüksektir.  Türkiye üretmeden tüketme hastalığının pençesindedir.  Tüm gelişmekte olan ülkeler gibi Türkiye’de de girişimcilik oldukça yetersizdir.  Bu bağlamda yatırımların arttırılması öncelikle yerli yatırımların arttırılması ile başlamalı ve yabancı sermaye ile desteklenmelidir.

Yazının devamı için lütfen tıklayınız(Dokuz Eylül Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Kulübü Web Sitesi).   

 

* KAHYA, B. Ersin; "YABANCI YATIRIMLAR VE TÜRKİYE", D.E.Ü. Uluslararası İlişkiler Kulübü Web Sitesi, 2006, http://www.uikdeu.com/index.php?option=com_content&task=view&id=40 



Blogcu ile yapıldı